İngilizce Yiyecek ve İçecekler: Kelimeler ve Okunuşları
İngilizce yiyecek ve içecekler okulda üç yıl üst üste ve hep yılın sonunda gelir: 2. sınıf 6. tema Life in the City & the World'de (3 Mayıs–18 Haziran) temel yiyecek ve içecekler, 3. sınıf 6. temada (10 Mayıs–18 Haziran) öğünler ve restoranda sipariş, 4. sınıf 10. ünite Food and Drinks'te (24 Mayıs–18 Haziran) ikram kalıpları. 2. sınıfın temel listesi on bir kelimedir: water, milk, ayran, tea, coffee, bread, eggs, cheese, chicken, fish, meat.
Bu sayfada öğünler, içecekler ve kahvaltılıklar var; Türkçesi ve Türk harfleriyle okunuşuyla. Meyve ve sebzeler burada yok — onlar için ayrı sayfalar var: İngilizce meyveler ve İngilizce sebzeler. Burada sofraya özgü olan şeyler var: "Can I have…?", "Would you like…?", "Enjoy your meal", günde beş dakikalık İngilizce sofra rutini, yazdırılabilir PDF ve okunuş tuzakları.
Yiyecek ve içecekler hangi sınıfta, hangi temada?
Program sofrayı üç yılda kurar ve her yıl çocuğu sofrada bir adım ileri götürür: 2. sınıfta istemek, 3. sınıfta sipariş vermek, 4. sınıfta ikram etmek.
| Sınıf | Nerede | Ne zaman | Ana kalıp |
|---|---|---|---|
| 2. sınıf | 6. Ünite (Tema) Life in the City & the World | 3 Mayıs – 18 Haziran | "Can I have bread?", "Do you like milk?" |
| 3. sınıf | 6. Ünite (Tema), yemek ve sipariş | 10 Mayıs – 18 Haziran | "What do you want? — I want some salad.", "Can I have some soup, please?" |
| 4. sınıf | 10. Ünite Food and Drinks | 24 Mayıs – 18 Haziran | "Would you like a sandwich? — Yes, please." |
Üç yıl boyunca mayıs-haziranda gelmesi tesadüf değil: yılın son teması, en somut ve en gündelik olanıdır; çocuk yorulduğunda bile sofra kelimeleri ilgisini tutar. 3. sınıfın tamamı için 3. sınıf İngilizce konuları sayfasında hafta hafta takvim var; 4. sınıfın on ünitesi için 4. sınıf İngilizce üniteleri.
- sınıf listesinde ayran olduğu gibi geçer; program Türk sofrasını İngilizceye taşırken kelimeyi çevirmemiş. Çocuğa "ayran İngilizce de ayran" demeniz yeter. Bu, çocuğun İngilizceyi "yabancı bir dünya" değil, kendi sofrasının dili olarak görmesine yardım eder.
İngilizce yiyecek ve içecekler, Türkçeleri ve okunuşları
Tabloda water, milk, ayran, tea, coffee, bread, egg, chicken, fish ve meat 2. sınıf listesidir; öğün adları, juice, butter, cheese, olives, soup, rice, pasta, salad, sandwich, toast, pancake ve cake 3. sınıfta gelir. Sıra sofradaki gibi: önce öğünler, sonra içecekler, sonra kahvaltılıklar, sonra yemekler. Dinle düğmesine basın, birlikte tekrar edin.
| İngilizce | Türkçe | Okunuşu | Sesli dinle |
|---|---|---|---|
| food | yiyecek, yemek | fuud | |
| breakfast | kahvaltı | brekfıst | |
| lunch | öğle yemeği | lanç | |
| dinner | akşam yemeği | dinır | |
| water | su | votır | |
| milk | süt | milk | |
| ayran | ayran | ayran | |
| tea | çay | tii | |
| coffee | kahve | kofi | |
| juice | meyve suyu | cuus | |
| bread | ekmek | bred | |
| butter | tereyağı | batır | |
| cheese | peynir | çiiz | |
| egg | yumurta | eg | |
| olives | zeytin | olivz | |
| chicken | tavuk | çikın | |
| fish | balık | fiş | |
| meat | et | miit | |
| soup | çorba | suup | |
| rice | pilav, pirinç | rays | |
| pasta | makarna | pasta | |
| salad | salata | selıd | |
| sandwich | sandviç | senviç | |
| toast | kızarmış ekmek, tost | toust | |
| pancake | pankek | penkeyk | |
| cake | kek, pasta | keyk |
Water, milk, ayran, tea, coffee, bread, chicken, fish, meat ve egg Maarif Modeli 2. sınıf 6. tema hedef sözcükleridir; öğün adları, juice, cheese, butter, olives, soup, rice, pasta, salad, sandwich, toast, pancake ve cake 3. sınıf 6. temada gelir. 4. sınıf 10. ünite (Food and Drinks) aynı kelimeleri ikram kalıplarıyla tekrar eder. Meyve ve sebzeler ayrı sayfalarda.
Listede üç kelimeye dikkat. Chicken hem tavuk hem tavuk etidir; çiftlikte canlı tavuk için "hen" kullanılır, tabakta hep chicken. Rice hem pirinç hem pilav demektir. Cake kek ve pasta; Türkçedeki "pasta" ise İngilizcede pasta değil cake'tir, İngilizce "pasta" makarnadır. Bu son ikisi velileri de şaşırtır.

Yirmi altı yiyecek, içecek ve öğün; Türkçeleri ve okunuşları, ikinci sayfada eşleştirme, üçüncü sayfada tekrar kağıdı. Yazdırıp mutfağa asın, sofra kurarken bir satır okuyun.
PDF olarak indirBütün konuyu taşıyan üç sofra kalıbı
Yiyecek adlarını liste olarak çalıştırmayın; üç kalıba bağlayın. Üçü de programdan ve üçü de her akşam gerçekten söylenir.
1. Can I have some bread, please? — Here you are. (Ken ay hev sam bred, pliiz?) "Biraz ekmek alabilir miyim?" İstek kalıbı; 2. sınıfta "Can I have bread?" biçiminde, 3. sınıfta "some" ve "please" ile. Sofrada ekmek, su ve tuz ancak İngilizce istenince geliyorsa, çocuk bu cümleyi bir haftada öğrenir.
2. Would you like some tea? — Yes, please. / No, thank you. (Vud yu layk sam tii?) "Çay ister misin?" İkram kalıbı; 4. sınıfın 10. ünitesinin kalbi. Çocuğa ikram edin, sonra ikram etmesini isteyin: misafire "Would you like some juice?" diyen çocuk, o gün en az on kelimeyi kullanmış olur.
3. Enjoy your meal! — Thank you. / You too. (Encoy yor miil!) "Afiyet olsun." Programın 2. sınıf sosyal dil listesinde. Sofraya oturur oturmaz söylenir; cevabı "Thank you". Bu cümle, sofradaki İngilizce dakikalarının başladığını da işaret eder.
Yanlarında üç yardımcı kalıp:
- I'm hungry! I'm thirsty! (Aym hangri! Aym törsti!) — "Açım! Susadım!" 2. sınıf sosyal dilinden.
- Pass me the salt, please. (Pas mi dı solt, pliiz.) — "Tuzu uzatır mısın?" 3. sınıftan; salt programda kalıbın içinde geçer.
- Yummy! (Yami!) — "Nefis!" Çocukların ilk gün öğrendiği kelime.
Akşam sofrasında iki dakikalık örnek:
Siz: Enjoy your meal! Çocuk: Thank you! Siz: Would you like some soup? Çocuk: Yes, please. Siz: Here you are. (çorbayı verir) Çocuk: Can I have bread? Siz: Can I have some bread, please? Here you are. Çocuk: Yummy!
Çocuk "Can I have bread?" dedi — 2. sınıf biçimi, doğru. Siz "some" ve "please" ekleyerek 3. sınıf biçimini duyurdunuz ve ekmeği verdiniz. Düzeltmediniz, genişlettiniz.
Sayılan ve sayılamayan yiyecekler: "some" ne zaman?
Velilerin en çok karıştırdığı nokta: neden "an egg" ama "some bread"? Cevabı bilmeniz yeterli; çocuğa kural değil cümle verin.
Tek tek sayılabilen yiyecekler tekil/çoğul olur ve "a/an" ya da sayı alır. Sayılamayanlar — sıvılar, yığın hâlindekiler — hep "some" ile istenir ve -s almaz.
| Sayılamaz ("some" ile, -s yok) | Sayılabilir (a/an ya da çoğul) |
|---|---|
| water, milk, tea, coffee, juice, ayran | an egg / eggs |
| bread, cheese, butter, meat, chicken, fish | an olive / olives |
| soup, rice, pasta, salad, cake | a sandwich / sandwiches, a pancake / pancakes |
İki kelime iki listede de olabilir: cake bütün pasta için sayılamaz ("some cake"), dilim için sayılabilir ("a cake" küçük kek); fish tabakta sayılamaz ("some fish"), canlı balık sayılabilir. Çocuğun bunlara ihtiyacı yok.
Şunu deyin: "Can I have some water?" ve "Can I have an egg?" — her akşam, doğru biçimle. Şunu demeyin: "Water sayılamayan isimdir, some alır." Bu cümle 8 yaşında bir çocuğa su öğretmez.
Bir ayrıntı: soruda ve olumsuzda "some" yerine "any" gelir: "Have you got any olives?" — 3. sınıf kalıbı. Çocuk "some" der, sorun değil; siz "any" ile sorun, kulak zamanla ayırır.

Günde beş dakika İngilizce sofra: rutin
Bu konunun en iyi sınıfı akşam sofrasıdır ve zaten her gün kuruluyor. Kural tek: yemeğin ilk beş dakikası İngilizce, sonrası Türkçe. Çocuk sınırı bilirse direnmez; belirsiz "hadi İngilizce konuşalım" direnç üretir.
Beş dakika şöyle geçer:
- Oturunca: "Enjoy your meal!" — herkes, her akşam. Bu, İngilizce dakikalarının zilidir.
- İlk istekler İngilizce: ekmek, su, tuz. "Can I have some bread, please?" — "Here you are." İngilizce istemeyen bekler; kızmadan, gülümseyerek.
- Bir ikram: "Would you like some salad?" — "Yes, please" ya da "No, thank you." Çocuğa sorun, sonra çocuğun size sormasını isteyin.
- Bir beğeni: "Yummy!" ya da "I like soup." Sevmediği yemeğe "I don't like…" demesine izin verin; kelime yine öğrenilir.
- Beş dakika bitince: "OK, Turkish now!" ve normal sohbet. Uzatmayın; çocuk "daha konuşalım" derse yarına bırakın.
Hafta içi akşam yemeği, hafta sonu kahvaltı. Kahvaltı bu konunun en zengin sofrasıdır: bread, cheese, olives, eggs, butter, tea, milk, juice — 3. sınıf listesinin yarısı tek masada.
| Hafta | Kim konuşur | Ne eklenir |
|---|---|---|
| 1 | Siz | "Enjoy your meal", "Here you are". Çocuk dinler, "Thank you" der. |
| 2 | Çocuk ister | "Can I have some…?" Ekmek ve su ancak İngilizce istenince gelir. |
| 3 | Çocuk ikram eder | "Would you like some…?" Çocuk misafir ağırlar, siz misafirsiniz. |
| 4 | Karışık | Her şey serbest; çocuk hangi kalıbı kullanırsa kullansın, siz genişletin. |
Dört hafta sonunda çocuk sofradaki yirmi kelimenin çoğunu söyler ve üç kalıbı gerçek ihtiyaçla kullanır — hiç masa başına oturmadan, çünkü zaten masadadır.
Evde oynanan 5 sofra oyunu
Rutinin dışında, hafta sonu için beş oyun. Malzeme mutfakta olan ne varsa.
- Restoran. Çocuk garson, siz müşteri. Kâğıda üç yemek çizin, "menü" olsun. "What would you like?" — "I'd like some soup, please." Sonra roller değişir. 3. sınıf 6. temanın restoran bölümü tam olarak budur.
- Kahvaltı sepeti. Kahvaltı sofrasını birlikte kurun; her şey masaya İngilizce adıyla gelir: "Bread. Cheese. Olives. Eggs." Çocuk getirir ve söyler.
- Buzdolabı avı. "Is there any milk?" Çocuk bakar: "Yes, there is!" Beş yiyecek, kapak kapanır. Alışveriş listesi de böyle yapılır.
- Sevdiğin, sevmediğin. Herkes sırayla: "I like cheese. I don't like olives." Ailedeki herkes söyler, çocuk kimin neyi sevmediğini hatırlar: "Dad doesn't like olives!"
- Misafir günü. Oyuncak ayı misafir. Çocuk ikram eder: "Would you like some tea? Would you like a sandwich?" Ayı hep "Yes, please" der; çocuk on kez ikram etmiş olur.
Hepsinde tek kural: çocuğun yiyecek adını kendi sesiyle söylediği anlar olsun. Yalnızca getirdiği oyun dinlemeyi çalıştırır; konuşma ancak söyleyince gelir.

Okunuşta en çok takılınan 7 kelime
Yiyecek kelimelerinin birkaçı yazıldığı gibi okunmaz; üçü de Türkçedeki benzer kelimeyle karışır.
1. Juice — cuus. "j" Türkçedeki c, "ui" tek uzun u. "Juyse" diye okumak en yaygın hatadır.
2. Bread — bred. "ea" burada kısa e; "briid" değil. Aynı kalıp head (hed) için de geçerli. Ama meat (miit) ve tea (tii) uzun i ile okunur — ikisini yan yana dinletin, çocuk farkı kulaktan alır.
3. Cheese — çiiz. "ch" ç, "ee" uzun i, sondaki "se" z. Chicken (çikın) da ç ile başlar.
4. Sandwich — senviç. Ortadaki "d" neredeyse duyulmaz; Türkçedeki "sandviç"e yakın ama başı sen.
5. Soup — suup. "ou" uzun u; "sop" değil. Türkçedeki "sup" sesine yakındır.
6. Rice — rays. "i" ay sesi verir, sondaki "ce" s. "Rice" ile "rays" aynı okunur.
7. Pasta ve cake. Okunuşları kolay, anlamları karışır: İngilizce pasta makarnadır, Türkçedeki pasta İngilizcede cake (keyk). Çocuğa "pasta = makarna, keyk = pasta" deyin; bir kez şaşırır, bir daha karıştırmaz.
Şunu deyin: "Bir de ben deneyeyim: cuus." — sofraya devam edin. Şunu demeyin: "Juyse değil, yanlış." Doğruyu bir kez daha duyurmak yeterlidir.
Sofradan cümleye: öğün, sayı ve tercih
Yiyecek adlarını bilen çocuk için sonraki adım cümledir. Öğün adları (3. sınıf), sayılar (2. tema) ve tercih kalıpları eklendikçe aynı kelime üç farklı cümlenin içine girer.
| Bildiği kelime | Eklenince | Çocuğun söylediği |
|---|---|---|
| eggs | + two | Two eggs, please. |
| cheese | + for breakfast | I have cheese for breakfast. |
| soup | + I'd like | I'd like some soup, please. |
| tea | + Would you like | Would you like some tea? |
| milk | + Is there any | Is there any milk in the fridge? |
"For breakfast / for lunch / for dinner" kalıbı üç öğünü yiyeceklere bağlar: "What do you have for breakfast?" — "Bread, cheese and olives." Bu soru 3. sınıf 4. temadaki günlük rutinlerle (have breakfast, go to school) birleşir; sofra, o temanın da malzemesidir.
Lumi Kids'te yiyecekler sofradaki gibi konuşularak öğrenilir: mor baykuş Lumi "Would you like some tea?" diye sorar, çocuğunuz mikrofona "Yes, please" der ve yıldız alır; "bred" yerine "briid" dediğinde ceza değil doğru okunuş bir kez daha gelir. Anlatım Türkçe, ilk dünya ve 60 saniye konuşma ücretsiz; 19 Eylül'de çıkıyor.
Öğrendi mi, nasıl anlarsınız?
- ve 3. sınıfta yazılı sınav yok; 4. sınıfta var ama bu konu için ölçü yine sofradaki üç gösterge:
- Tanıma: "Pass me the bread" dediğinizde ekmeği uzatıyor mu? On bir temel kelimenin tamamı için 2. sınıf yıl sonu hedefi budur.
- Söyleme: Peyniri gösterdiğinizde "cheese" diyebiliyor mu? Altı-yedi kelime fazlasıyla iyidir.
- Kalıba takma: "Can I have some water, please?" diyebiliyor mu? 4. sınıfta "Would you like…? — Yes, please" alışverişini kuruyor mu?
Sofrada özel bir gösterge daha var: çocuk ihtiyacı olduğunda — gerçekten ekmek isterken — İngilizce soruyorsa dil işe yaramaya başlamış demektir. Bu, ezberle değil ihtiyaçla konuşmaktır ve en kalıcı olan da budur.
Özet
Yiyecek ve içecekler, sınıfı her akşam kurulan tek konudur: sofra zaten var, yalnızca ilk beş dakikanın dili değişir.
- Üç yıl, tek sofra: 2. sınıfta on bir temel kelime, 3. sınıfta öğünler ve kahvaltılıklar, 4. sınıfta ikram.
- Üç kalıp: "Can I have some bread, please?", "Would you like some tea?", "Enjoy your meal!"
- "Some" kuralsız: sayılamayanları hep "some" ile duyurun; kulak alışır.
- Beş dakika kuralı: yemeğin başı İngilizce, sonrası Türkçe. Sınır bilinirse direnç olmaz.
- Okunuşu dinletin: juice, bread, cheese, rice yazıldığı gibi okunmaz; pasta makarnadır.
Bir kahvaltı sofrası, "Enjoy your meal" ve "Can I have some bread, please?" — bu üçü, hiçbir kelime listesinin üretemediği kadar günlük tekrar üretir ve tamamı ücretsizdir.
Sık sorulan sorular
İngilizce yiyecek ve içecekler hangi sınıfta öğretiliyor?
Üç yıl üst üste, hep yılın son temasında. 2. sınıf 6. tema Life in the City & the World'de (3 Mayıs–18 Haziran) temel yiyecek ve içecekler; 3. sınıf 6. temada (10 Mayıs–18 Haziran) öğünler, kahvaltılıklar ve restoranda sipariş; 4. sınıf 10. ünite Food and Drinks'te (24 Mayıs–18 Haziran) ikram ve tercih kalıpları. 4. sınıf bu yıl eski programda olduğu için "ünite" adı orada geçerlidir.
Programda hangi yiyecek ve içecekler var?
2. sınıf: water, milk, ayran, tea, coffee, bread, eggs, cheese, chicken, fish, meat (artı meyve ve sebzeler). 3. sınıf: breakfast, lunch, dinner, juice, butter, olives, soup, rice, pasta, salad, sandwich, toast, pancake, cake ve restoran kelimeleri (waiter, menu, order). 4. sınıf 10. ünite aynı kelimeleri "Would you like…?" kalıbıyla tekrar eder.
'Can I have' ile 'Would you like' arasındaki fark ne?
Can I have…? istemektir: "Can I have some water, please?" (Su alabilir miyim?). Would you like…? ikram etmektir: "Would you like some tea?" (Çay ister misin?). Birincisi 2. ve 3. sınıfta, ikincisi 4. sınıfta gelir. İkisine de cevap kısadır: "Yes, please" ya da "No, thank you."
Ayran İngilizcede ne?
Ayran. MEB programı 2. sınıf listesine ayranı olduğu gibi koymuştur; İngilizcede karşılığı olmayan Türk içeceği adıyla geçer. Aynı şey simit, börek gibi yiyecekler için de geçerlidir: İngilizce konuşurken Türkçe adı kullanılır. Çocuğa "ayran İngilizce de ayran" demeniz yeter, sevinir.
Bread, cheese, water neden -s almıyor?
Sayılamayan yiyecekler oldukları için: ekmek, peynir, su, süt, pirinç, çorba tek tek sayılmaz, "some" ile istenir: "some bread", "some water". Sayılabilenler çoğul olur: eggs, olives, sandwiches, pancakes. Çocuğa kural anlatmayın; sayılamayanları hep "some" ile duyurun, kulak alışır.
'Enjoy your meal' Türkçede 'afiyet olsun' mu?
Evet, en yakın karşılığı. Yemek başlarken söylenir; cevabı "Thank you" ya da karşı taraf da yiyorsa "You too". Programın 2. sınıf sosyal dil listesinde vardır. Türkçedeki gibi yemek sonrasında da söylenmez; İngilizcede yemek bitince "That was delicious" denir.
Sofrada İngilizce konuşmak çocuğu bunaltmaz mı?
Bütün yemek İngilizceyse bunaltır; ilk beş dakika İngilizceyse bunaltmaz. Kural basit: sofraya oturunca "Enjoy your meal!", ilk istekler İngilizce ("Can I have some bread?"), sonra Türkçe sohbete geçilir. Çocuk beş dakikanın ne zaman biteceğini bilirse direnmez; belirsizlik direnç üretir.
Kaç kelime bilmesi yeterli?
2. sınıf sonunda on bir temel yiyecek ve içeceği duyunca tanıması, altı-yedisini söyleyebilmesi gerçekçidir. 3. sınıfta üç öğün adı ve "Can I have some soup, please?" cümlesi, 4. sınıfta "Would you like…? — Yes, please" alışverişi beklenir. Restoran kelimeleri (waiter, bill) ölçüt değildir.


