Okul

İngilizce Meyveler ve Türkçeleri: Okunuşları ve Çalışma Kağıdı

Anne ve yedi yaşındaki kızı mutfak tezgâhında elma, muz, üzüm ve çilekten bir meyve tabağı hazırlıyor, kız elindeki elmayı havaya kaldırmış adını söylüyor

İngilizce meyveler okulda 2. sınıfın 6. teması Life in the City & the World içinde, yılın son haftalarında (3 Mayıs–18 Haziran) işlenir. Programdaki liste kısadır: apples, bananas, oranges, pears, strawberries, grapes, cherries — yedi meyve, hepsi çoğul biçimde. Yanında iki kalıp gelir: "Do you like apples?" ve "Can I have some grapes?"

Bu sayfada o yedi meyve, çocukların sofrada sorduğu on üç ek meyveyle birlikte Türkçesi ve Türk harfleriyle okunuşuyla var. Ayrıca çoğul -s ile "some" meselesi, bütün konuyu taşıyan kalıp, evde malzemesiz oynanan pazar oyunu, yazdırılabilir çalışma kağıdı ve çocukların en çok takıldığı okunuşlar.

İngilizce meyveler hangi sınıfta, hangi temada?

Eski programda meyveler "9. Ünite Fruit" olarak ayrı bir üniteydi ve mart-nisanda gelirdi. Maarif Modeli'nde ayrı ünite yok: meyveler, sebzeler ve temel yiyecekler tek temanın içinde, yemek sofrası bağlamında öğretiliyor.

Sınıf Nerede Ne zaman Meyvelerle ne yapılır
2. sınıf 6. Ünite (Tema) Life in the City & the World 3 Mayıs – 18 Haziran Adını söyler, sever/sevmez der, ister
3. sınıf 6. Ünite (Tema), yemek ve sipariş 10 Mayıs – 18 Haziran "I'll take some fruit", "I want some…" kalıplarında
4. sınıf 10. Ünite Food and Drinks 24 Mayıs – 18 Haziran İkram kalıplarında: "Would you like an apple?"

Yani meyveler üç yıl boyunca yılın sonunda, mayıs-haziranda gelir ve her yıl biraz daha uzun bir cümlenin içine yerleşir. 2. sınıfta "apples", 3. sınıfta "I want some apples", 4. sınıfta "Would you like an apple? — Yes, please." Temanın tamamı ve diğer yiyecekler için 2. sınıf İngilizce temaları sayfasında takvim var.

Mayıs-haziran, çilek ve kiraz mevsimidir; programın meyveleri o haftalara denk gelir. Bu tesadüf değil: çocuk "strawberries" kelimesini öğrenirken sofrada gerçekten çilek olur. Evde çalışırken bunu kullanın; resimli kart yerine tabak açın.

İngilizce meyveler, Türkçeleri ve okunuşları

Tablodaki ilk sekiz kelime programın hedef sözcükleridir; watermelon'dan itibaren olanlar programda yoktur, çocuklar sorduğu için ekledik. Dinle düğmesine basın, çocuğunuzla birlikte tekrar edin.

İngilizce Meyveler ve Okunuşları20 kelime
İngilizce Meyveler ve Okunuşları
İngilizceTürkçeOkunuşuSesli dinle
fruitmeyvefrut
appleelmaepıl
bananamuzbınana
orangeportakalorınc
peararmutpeır
strawberryçilekstroberi
grapesüzümgreyps
cherrykirazçeri
watermelonkarpuzvotırmelın
melonkavunmelın
peachşeftalipiiç
lemonlimonlemın
mandarinmandalinamendırin
pineappleananaspaynepıl
kiwikivikivi
plumerikplam
apricotkayısıeprikot
figincirfig
mangomangomengo
pomegranatenarpomıgrenit

İlk sekiz kelime Maarif Modeli 2. sınıf 6. tema (Life in the City & the World) hedef sözcükleridir; programda çoğul biçimde geçer (apples, bananas…). Watermelon'dan sonrası programda yoktur; çocukların sofrada en çok sorduğu meyveler olduğu için eklendi.

Listedeki iki kelimeye dikkat. Grapes çoğul yazılır çünkü üzüm neredeyse hiç tek tane söylenmez; "a grape" mümkündür ama çocuğun ihtiyacı yok. Fruit ise Türkçedeki gibi hem tek meyveyi hem bütün meyveleri karşılar ve genelde çoğul eki almaz: "I like fruit" denir, "fruits" değil.

İngilizce Meyveler Çalışma Kağıdı (PDF)

Yirmi meyve, Türkçeleri ve okunuşları; ikinci sayfada eşleştirme, üçüncü sayfada tekrar kağıdı. Yazdırıp buzdolabına asın, meyve tabağı hazırlarken bir satır okuyun.

PDF olarak indir

Çoğul -s ve "some": tek kural, iki cümle

Velilerin bu konuda en çok sorduğu şey şu: "Neden kitapta apple değil apples yazıyor?" Cevap basit ve çocuğa anlatılması gerekmiyor; sizin bilmeniz yeterli.

İngilizcede bir meyveden genel olarak söz ederken çoğul kullanılır. Türkçede "elma severim" deriz, İngilizcede "I like apples". Tek bir meyveyi kastederken tekil ve "a/an" gelir: "an apple", "a banana".

Türkçesi İngilizcesi Neden
Elma severim. I like apples. Genel olarak elma
Bir elma alabilir miyim? Can I have an apple? Tek, sayılabilir
Biraz üzüm alabilir miyim? Can I have some grapes? Miktar belirsiz
Muz sever misin? Do you like bananas? Genel olarak muz

Some, "biraz, birkaç" demektir ve miktar söylemek istemediğinizde kullanılır. Program 2. sınıfta "some" kelimesini ayrı bir konu olarak değil, "Can I have some…?" kalıbının içinde verir. Çocuğunuzun yapması gereken tek şey bu kalıbı olduğu gibi söyleyebilmek.

Şunu deyin: "Can I have some grapes?" — sonra üzümü verin. Şunu demeyin: "Some, sayılamayan isimlerle ve çoğul isimlerle kullanılır." Bu cümle 7 yaşında bir çocuğa hiçbir şey öğretmez; üzüm öğretir.

Küçük bir kolaylık: -s eki bazı kelimelerde s, bazılarında z gibi okunur. Grapes greyps, apples epılz, bananas bınanaz. Çocuk bunu kuraldan değil kulaktan alır; tablodaki dinle düğmesi bu yüzden var.

Bütün konuyu taşıyan kalıp: "Do you like apples?"

Meyve adlarını tek tek çalıştırmak yerine hepsini tek soruya bağlayın. Programın 6. temadaki ana kalıbı budur ve sofrada günde üç kez sorulabilir.

Do you like apples? — Yes, I do. / No, I don't. (Du yu layk epılz?) "Elma sever misin?" Kısa cevap "Yes, I do" veya "No, I don't". Uzun cevap "I like apples" ya da "I don't like pears". Çocuğun "No" demesine izin verin; sevmediği meyveyi İngilizce söylemek, sevdiğini söylemek kadar öğreticidir.

Can I have some cherries, please? — Here you are. (Ken ay hev sam çeriz, pliiz?) "Biraz kiraz alabilir miyim?" Cevap "Here you are" (buyur). Meyve tabağı ortadayken çocuk istediği meyveyi ancak İngilizce sorarsa alıyor — bu oyun ilk gün itiraz, üçüncü gün alışkanlık üretir.

Is there a banana in the kitchen? — Yes, there is. (İz der ı bınana in dı kiçın?) "Mutfakta muz var mı?" Programın üçüncü kalıbı. Alışveriş listesi yaparken sorun: "Is there an apple? No? OK, apples!"

Akşam iki dakikalık örnek sohbet:

Siz: Do you like strawberries? Çocuk: Yes! Siz: Yes, I do. Do you like pears? Çocuk: No. Siz: No, I don't. OK. Can I have some strawberries, please? Çocuk: Here you are.

Çocuğun "Yes" demesini düzeltmediniz, doğru biçimi kendi cümlenizde tekrar ettiniz. Bu yaşta işe yarayan düzeltme budur: yanlışı göstermek değil, doğruyu bir kez daha duyurmak.

Baba ve oğlu kalabalık bir semt pazarında, çocuk bir kasa portakalı gösteriyor, baba bez alışveriş çantasını tutuyor, arkada karpuz ve şeftali tezgâhları

Pazar oyunu: evde malzemesiz market

Meyve konusunun en iyi sınıfı pazar ya da manavdır; ama her gün pazara gidilmez. Bu yüzden evde kurulan bir "market" işi görür. Gerekli olan tek şey mutfaktaki meyveler, yoksa oyuncak meyveler, o da yoksa kağıda çizilmiş meyveler.

Kurulum (2 dakika): Meyveleri masaya dizin. Biri satıcı, biri müşteri. Satıcının önünde "kasa" olarak bir kutu.

Oyun:

  1. Müşteri gelir: "Hello!" Satıcı: "Hello! Can I help you?"
  2. Müşteri ister: "Can I have some apples, please?"
  3. Satıcı verir: "Here you are." Müşteri: "Thank you!"
  4. Satıcı sorar: "Do you like bananas?" Müşteri cevaplar; severse sepete girer, sevmezse "No, thank you."
  5. Üç meyve sonra roller değişir.

Çocuk ilk turda müşteri olsun; müşterinin cümleleri daha kısadır. İkinci turda satıcı olunca "Can I help you?" ve "Here you are" da eklenir. Beş dakikalık oyunda çocuk aynı kalıbı on-on beş kez söylemiş olur; hiçbir kelime listesi bunu yapamaz.

Üç varyasyon:

  • Sayılı pazar: "Three apples, please." Sayıları da tekrar eder; İngilizce sayılar 1-20 sayfasındaki tabloyla birleştirin.
  • Renkli pazar: "A red apple or a green apple?" Renkler devreye girer.
  • Gerçek pazar: Pazara giderken çocuğa üç meyvelik bir "İngilizce liste" verin. Tezgâhta size Türkçe söylesin, siz İngilizce tekrar edin.

Evde bir haftalık meyve planı

Tema sınıfta başladığında ya da yaz başında meyve mevsimiyle birlikte evde şu sırayı izleyin. Günde on dakikayı geçmez; masa başı gerektirmez, çoğu mutfakta olur.

Gün Ne yapılır Nasıl
Pazartesi Programın 4 meyvesi apples, bananas, oranges, pears. Tabaktan gösterin, dinleyin, birlikte söyleyin.
Salı Kalan 3 meyve strawberries, grapes, cherries. Dünkü dördü karışık sorun.
Çarşamba "Do you like…?" günü Yedi meyveyi de sorun. Cevap "Yes, I do / No, I don't".
Perşembe Pazar oyunu Yukarıdaki oyun, çocuk müşteri.
Cuma Pazar oyunu, roller ters Çocuk satıcı: "Can I help you? Here you are."
Cumartesi Ek meyveler Sofrada ne varsa: watermelon, peach, melon. Baskı yok.
Pazar Karışık tekrar Meyve tabağı: her meyveyi alırken adını söylesin.

İkinci hafta yeni kelime eklemeyin; aynı listeyi meyve tabağında ve pazarda tekrarlayın. Bilemedikleri gelecek haftaya kalır, sorun yok.

Programda olmayan meyveler: karpuz, kavun, şeftali

Türk sofrasının yaz meyveleri — karpuz, kavun, şeftali, kayısı, incir — programın hedef listesinde yoktur. Ama çocuk haziran sofrasında "karpuz İngilizce ne?" diye sorar ve bunun cevabını bilmek öğrenmenin en doğal yoludur.

Bu meyveler için tek kural: okul ödevi yapmayın. Sofrada geçsin, sorulduğunda söylenin, bir hafta sonra hatırlamıyorsa dert etmeyin. Programdaki yedi meyve ölçüttür, ek meyveler keyiftir.

İki tanesi ayrıca öğreticidir. Watermelon, water + melon'dan oluşur: "su kavunu". Çocuğa bunu gösterin, iki kelimeyi bir arada hatırlar. Pineapple ise pine + apple, yani "çam elması"; ananasın çam kozalağına benzediğini fark edince kelime oturur.

Bir çocuğun eli aile sofrasındaki renkli meyve tabağından çilek seçiyor, karşıda babaanne gülümsüyor, sıcak akşam ışığı

Okunuşta en çok takılınan 6 meyve

Meyve kelimelerinin çoğu yazıldığı gibi okunmaz. Çocuklar aşağıdakilerde takılır; her birini tablodan bir kez dinletmek, on kez düzeltmekten iyidir.

1. Orange — orınc, oranj değil. Türkçedeki "oranj" Fransızcadan gelir; İngilizcesi sonunu c ile bitirir. Renk kelimesiyle aynı olduğu için bir kez oturunca iki konuda birden işe yarar.

2. Pear — peır, piır değil. "ea" harfleri burada e gibi okunur; "bear" ile aynı kalıptır. Çocuk "hear" kelimesinden yola çıkarsa yanlış okur; sesi kaynaktan duysun.

3. Grapes — greyps. "a" burada ey sesi verir; "grap" diye okumak en yaygın hatadır. Aynı kural cake (keyk) ve name (neym) için de geçerlidir; üçünü yan yana söylemek kalıbı oturtur.

4. Cherry — çeri. "ch" Türkçedeki ç'dir, k değil. Chicken (çikın) ve chair (çeır) da aynı sesle başlar.

5. Strawberry — stroberi. Uzun kelime, çocuk ortasını yutar. İkiye bölün: straw + berry. Önce "berry" deyin, sonra başına "straw" ekleyin.

6. Fruit — frut. "ui" burada tek bir u sesi verir; "fruit"i fruit diye iki heceli okumak yaygın bir hatadır. Juice (cuus) da aynı yazımı taşır.

Şunu deyin: "Bir de ben söyleyeyim: orınc." — sonra devam edin. Şunu demeyin: "Yanlış söyledin, oranj değil." Yanlış kelimesi bu yaşta konuşma isteğini kapatır; doğru okunuşu bir kez daha duyurmak yeter.

Meyveden cümleye: renk ve sayı ekleyince

Meyve adlarını bilen bir çocuk için sonraki adım, meyveyi anlatmaktır. 6. temaya gelindiğinde renkler ve sayılar zaten öğrenilmiştir (2. tema); bu yüzden meyve, çocuğun ilk üç kelimelik cümlelerini kurduğu yerdir.

Bildiği kelime Eklenince Çocuğun söylediği
apple + red It's a red apple.
bananas + three Three bananas, please.
grapes + I like I like grapes.
cherries + some Can I have some cherries?
strawberries + Do you like Do you like strawberries?

Meyve tabağında sırayla bir şey söyleyin: siz "It's an apple", çocuk "It's a red apple". Her turda bir kelime eklenir. Renk tarafı için İngilizce renkler ve okunuşları sayfasındaki tabloyu yanınıza alın; meyve + renk, çocuğun kurabileceği en kolay cümledir.

Lumi Kids'te meyveler bir liste değil, bir sohbettir: mor baykuş Lumi çocuğunuza "Do you like apples?" diye sorar, cevabı dinler, "epıl" yerine "apple" dediğinde yıldız verir, yanlış söylediğinde ceza vermeden bir kez daha söyler. Anlatım dili Türkçe, ilk dünya ve 60 saniye konuşma ücretsiz; 19 Eylül'de çıkıyor.

Öğrendi mi, nasıl anlarsınız?

  1. sınıfta yazılı sınav yok; ölçü not değil, sofradaki üç gösterge:
  • Tanıma: "Where are the grapes?" dediğinizde üzümü gösterebiliyor mu? Yıl sonu için gerçekçi hedef budur ve yedi meyvenin tamamı için beklenir.
  • Söyleme: Çileği gösterdiğinizde "strawberry" diyebiliyor mu? Dört-beş meyve fazlasıyla iyidir.
  • Kalıba takma: "Can I have some cherries, please?" diyebiliyor mu? Bu üçüncüsü kelime sayısından değerlidir; çünkü bir sonraki yıl aynı kalıp sebzeye, sonra bütün sofraya taşınır.

Tanıma ile söyleme arasında haftalar olabilir; bu gecikme normaldir ve tekrar dışında müdahale gerektirmez.

Sonraki adım: sebzeler ve sofra

Meyveler 6. temanın yalnızca bir parçasıdır. Aynı temada sebzeler (potatoes, carrots, cucumbers…) ve temel yiyecekler (bread, milk, eggs…) de gelir; üçü birlikte "yemek sofrası" bağlamını oluşturur.

Sebzelerin listesi, okunuşları ve salata oyunu için İngilizce sebzeler ve Türkçeleri sayfasına, öğünler, içecekler ve "Can I have…?" sofra kalıpları için İngilizce yiyecek ve içecekler sayfasına bakın. Üç sayfa aynı kalıbı kullanır: "Do you like…?" ve "Can I have some…?" Meyvede öğrenilen kalıp, sebzede ve sofrada kendiliğinden çalışır.

Özet

Meyveler, evde en kolay öğretilen konudur çünkü malzemesi mutfakta hazırdır ve mevsimi tam programa denk gelir.

  1. Yedi meyve, çoğul biçimde: apples, bananas, oranges, pears, strawberries, grapes, cherries. Ek meyveler keyif için.
  2. Tek kalıp: "Do you like apples? — Yes, I do." Sofrada günde üç kez.
  3. "Some" kuralsız öğrenilir: "Can I have some grapes?" cümlesi olduğu gibi söylenir.
  4. Pazar oyunu: beş dakikada on beş tekrar. Çocuk önce müşteri, sonra satıcı.
  5. Okunuşu dinletin: orange, pear, grapes, cherry yazıldığı gibi okunmaz.

Meyve tabağı, bir pazar sepeti ve "Do you like…?" sorusu — bu üçü, hiçbir kelime listesinin üretemediği kadar düzenli tekrar üretir ve tamamı ücretsizdir.

Sık sorulan sorular

İngilizce meyveler hangi sınıfta öğretiliyor?

2026-2027'de 2. sınıfın 6. teması Life in the City & the World içinde, yılın son temasında (3 Mayıs–18 Haziran). Eski programda 9. Ünite Fruit olarak yılın ortasında geliyordu; internetteki listelerin çoğu hâlâ o sıralamayı kullanıyor. 3. sınıfta meyveler ayrı bir liste olarak tekrar edilmez, 6. temada "I'll take some fruit" gibi kalıpların içinde geçer.

Programda hangi meyveler var?

Hedef sözcük listesinde yedi meyve var: apples, bananas, oranges, pears, strawberries, grapes, cherries. Domates de aynı listede meyvelerle birlikte geçer. Karpuz, kavun, şeftali, limon gibi meyveler programda yoktur; bu sayfada "ek" olarak işaretledik.

Neden 'apple' değil 'apples' öğretiliyor?

Çünkü meyveden söz ederken genelde çoğul kullanılır: "I like apples" (elmayı severim), "Do you like bananas?". Tek bir meyveyi kastederken "an apple" denir. Çocuğunuza kural anlatmanıza gerek yok; "apples" biçimini cümlenin içinde duya duya öğrenir. Sadece bir şeye dikkat: tekil sorarken "an apple" deyin, "a apple" değil.

'Some' ne zaman kullanılıyor?

Miktar belirtmeden "biraz, birkaç" anlamında: "Can I have some grapes?", "I want some strawberries". Program 2. sınıfta "some" kelimesini bu kalıpların içinde verir, ayrı bir gramer konusu olarak değil. Çocuğun "some" kelimesini yalnızca istek cümlesinde kullanabilmesi yeterlidir.

Orange hem portakal hem turuncu mu?

Evet, aynı kelime. Renk olarak orange 2. sınıf 2. temada (Classroom Life), meyve olarak 6. temada geçer. Çocuklar bunu şaşırtıcı bulur ve kolay hatırlar: "Portakal turuncu, turuncu da portakal." Okunuşu her ikisinde de orınc'tir, oranj değil.

Meyve isimlerini nasıl çalıştıralım, resimli mi yazılı mı?

Ne resimli ne yazılı: gerçek meyveyle. Bu konu, ders kitabındaki ender konulardan biridir ki malzemesi her evde vardır. Meyve tabağı hazırlarken, pazarda, kahvaltıda adını söyleyin ve söyletin. Resimli kart ancak o meyve mevsimi değilse gerekir. Yazma bu yaşta beklenmez.

Kaç meyve bilmesi yeterli?

2. sınıf sonunda programdaki yedi meyveyi duyunca tanıması ve dört-beşini söyleyebilmesi gerçekçi bir hedeftir. Sayıdan önemlisi kalıp: "I like apples" ve "Can I have some grapes, please?" diyebiliyorsa konuyu almış demektir. Ek meyveler keyif içindir, ölçüt değildir.

Çalışma kağıdını nasıl kullanmalıyım?

PDF'in ilk sayfası kelime listesidir; buzdolabına asın. İkinci sayfa eşleştirme, üçüncü sayfa tekrar kağıdıdır. Yazma sayfasını 2. sınıfta zorunlu görmeyin: çocuk isterse yazsın, istemezse siz okuyun o söylesin. Kağıdı haftada bir, meyve tabağı hazırlarken açmak yeterlidir.