Ebeveynlik

Çocuğuma İngilizceyi Nasıl Sevdirebilirim? Baskısız 7 Yol

Anne ve yedi yaşındaki oğlu oturma odasının halısında dinozor oyuncaklarıyla gülerek oynuyor, çocuk elinde bir dinozor tutup konuşuyor

Bir çocuğa İngilizceyi sevdirmenin yolu, İngilizceyi azaltmaktan geçiyor. Daha az kelime, daha kısa süre, sıfır düzeltme ve çocuğun zaten sevdiği bir şeye bağlanmış üç beş cümle. Sevgi, miktarla değil ilişkiyle kurulur; bu yaşta günde beş dakikalık keyifli bir temas, yarım saatlik zorunlu bir çalışmadan hem daha çok şey öğretir hem de yarın devam etmeyi mümkün kılar.

Aşağıda baskı yapmadan uygulayabileceğiniz yedi yol var: her birinin kaç dakika sürdüğü, hangi cümleyle kurulduğu ve çocuk "istemiyorum" dediğinde ne yapılacağı yazılı. Bir de kısa bir "söylenmeyecek cümleler" listesi — çünkü çoğu evde eksik olan şey yöntem değil, o beş cümlenin farkında olmaktır.

"Sevmek" ile "iyi olmak" aynı şey değil

Bu ikisi karıştırıldığında bütün plan bozulur. Çocuğun kelime bilgisi ile dile karşı tutumu ayrı iki şeydir ve ikincisi birincisinin şartıdır: konuşmayı denemeyen bir çocuk, kaç kelime bilirse bilsin ilerlemez.

Sevmek İyi olmak
Nasıl görünür Denemekten çekinmez, oyuna kendisi katar Kelimeyi bilir, doğru söyler
Ne kazandırır Devamlılık: yarın da yapar Bugünün doğru cevabı
Nasıl zedelenir Düzeltme, karşılaştırma, uzun süre Tekrarın kesilmesi
Hangisi önce gelir Bu Bunun ardından

Pratikte şu anlama gelir: çocuğunuz bu hafta hiç yeni kelime öğrenmediyse bir şey kaybetmediniz. Ama bu hafta İngilizce denince yüzü asıldıysa, gelecek altı ayı kaybetme riski var. Öncelik sırası nettir.

Bu yazı boyunca hiçbir yerde "günü telafi etmek" yok. Kaçırılan bir gün, ertesi gün iki kat çalışmayı gerektirmez; borç hissi, bu yaşta direncin en sessiz üreticisidir.

Ödül çizelgesi ve yıldızlar neden ters teper?

Çoğu evde ilk denenen şey ödül olur: her doğru kelimeye bir çıkartma, on çıkartmaya bir oyuncak. İlk hafta çalışır, ikinci hafta yavaşlar, üçüncü hafta çocuk "ödül ne olacak?" diye sorar. Sebebi basit ve mekaniktir: ödül konduğunda çocuk için hedef kelime değil, ödül olur. Ödül bittiğinde hedef de biter.

İkinci sorun, ödülün yanlış şeye bağlanması: doğru cevaba bağlanan bir ödül, yanlış cevabı otomatik olarak cezaya çevirir. Çocuk bir süre sonra bilmediği kelimeyi denemez, çünkü denemek kaybetmek demektir.

Çizelgeyi tamamen atmanız gerekmiyor; neye bağlandığını değiştirmek yeterli:

Bunu yapmayın Bunu yapın
Her doğru kelimeye bir çıkartma O gün beş dakika yapıldıysa bir çıkartma
Haftada 20 kelime hedefi, ödülü oyuncak Yedi günün yedisinde yapıldıysa ödül: birlikte yapılacak bir şey
Yanlışta çizelgeden yıldız silmek Silme yok; dolmayan gün boş kalır, yorum yapılmaz
"Bilirsen dondurma alırız" "Bunu bitirince parka gidiyoruz" (zaten gidilecekse)

Fark şurada: ikinci sütunda ödül devamlılığa bağlı, performansa değil. Çocuk yanlış söylediğinde de yıldızı alır. Bu, denemenin bedelini sıfıra indirir.

Yol 1: İngilizceyi çocuğun zaten sevdiği şeye bağlayın (2 dakika hazırlık)

Sevdirmenin en kısa yolu bu ve çoğu velinin atladığı yer burası. Çocuğun ilgisini İngilizceye çekmeye çalışmak yerine, İngilizceyi çocuğun ilgisinin içine koyun.

Yapılacak şey tek bir tabloyla anlatılabilir. Çocuğunuzun en çok konuştuğu üç şeyi yazın, her biri için üç İngilizce kelime seçin ve o hafta yalnızca onları kullanın.

Çocuğun sevdiği şey Seçilecek üç kelime Kullanılacak cümle
Dinozorlar big, small, teeth "Look! A big dinosaur."
Futbol ball, run, goal "Kick the ball!"
Arabalar car, fast, red "A fast red car!"
Mutfak, yemek yapmak apple, water, cake "Cake, please."
Bebekler, evcilik baby, sleep, milk "The baby is sleeping."
Kediler, köpekler cat, dog, hungry "The cat is hungry."

Üç kelime az gelebilir; öyle olması gerekiyor. Aynı üç kelimeyi bir hafta boyunca, günde birkaç kez, oyunun içinde duyan çocuk onları öğrenir ve öğrendiğini fark eder. Yirmi kelimelik bir liste ise hiçbirini öğretmez, yalnızca "ben bunu yapamıyorum" hissi bırakır.

Yedi yaşındaki çocuk halıda dinozor oyuncaklarını sıralıyor, annesi yanına uzanmış birlikte oynuyor

Yol 2: Beş dakika kuralı

Bu yaş grubunda çalışmanın uzunluğu, sevilip sevilmemesini doğrudan belirler. Kural tek cümle: çocuk "biraz daha" derken bitirin.

Sıkıldıktan sonra devam eden beş dakika, ertesi günün direncini üretir. İsteyerek bitirilen beş dakika ise ertesi günün isteğini üretir. Aynı süre, iki zıt sonuç.

Yaş Tek oturum Günde kaç kez Bitirme sinyali
3-4 2-3 dakika 2 Bakışı kayınca hemen
5-6 5 dakika 1-2 İlk "başka bir şey yapalım"da
7-8 8-10 dakika 1 İkinci kez yerinde kıpırdanınca
9 10-15 dakika 1 Cevaplar kısalmaya başlayınca

Bitirirken nasıl bitirdiğiniz de önemlidir. "Bitti, kalk" yerine kapanışı çocuğa bırakın: "Son bir tane: cat'i sen bana söyle, sonra oyun." Son otuz saniyenin tonu, ertesi gün hatırlanan şeydir.

Yol 3: Öğreten taraf çocuk olsun

Bu yaşta en güçlü motivasyon, bilmenin verdiği güçtür. Çocuğu öğrenen konumdan çıkarıp öğreten konuma geçirdiğinizde, tekrar sayısı kendiliğinden üçe dörde katlanır ve bu tekrarı siz istemek zorunda kalmazsınız.

Üç somut biçim:

  • Siz bilmiyormuş gibi yapın. "Şunun İngilizcesi neydi, unuttum?" Çocuk söyler, siz yanlış tekrar edersiniz, o düzeltir. Düzeltmek, bu yaşta konuşmanın en kolay tetikleyicisidir.
  • Oyuncağa ders verdirin. Peluş ayı "öğrenci" olur, çocuk öğretmen. Ayı sürekli yanlış söyler; çocuk her düzeltmede kelimeyi bir kez daha kurar.
  • Akşam "bugünün dersi" sizin olsun. Yemekte babaya ya da anneanneye o gün öğrendiği iki kelimeyi öğretsin. Dinleyici gerçekten öğrenmeye çalışırsa etki iki katına çıkar.

Yol 4: Cevabı kolaylaştırın, soruyu değil

Çocuğun konuşmaktan kaçmasının en sık sebebi, sorunun zor olması değil; cevabın riskli olmasıdır. Açık uçlu soru ("What colour is it?") çocuğu tek başına bırakır. İki seçenekli soru ("Blue or red?") doğru cevap olasılığını yarıya çıkarır ve konuşmayı başlatır.

Üç teknik, hepsi baskısız:

  1. İki seçenek sunun. "Milk or water?" · "Cat or dog?" Cevap tek kelime olsun yeter.
  2. Kasıtlı yanlış yapın. Kediyi gösterip "A dog!" deyin. Çocuk gülerek düzeltir ve o an kelimeyi kendi ağzından söylemiş olur.
  3. Bekleyin, sormayın. Üç gün boyunca siz söylediğiniz kelimeyi dördüncü gün söylemeyin, bakıp bekleyin. Sessizlik, sorudan daha çok cevap getirir.

Bir de asla yapılmayacak bir şey var: telaffuz düzeltmek. Çocuk "dog" yerine "dok" diyorsa doğrusunu bir kez, sıradan bir tonla siz söyleyin ve devam edin. Düzeltme sıklığı arttıkça konuşma isteği azalır; bu, bu yaşta en tutarlı gözlemlerden biridir.

Yol 5: Kararı ona verin, konuyu siz tutun

"Çalışalım mı?" diye sorulan her soru "hayır"la biter. Çünkü bu soru, yapılıp yapılmamasını çocuğa bırakır. Oysa seçim hakkı biçime verilmelidir, varlığa değil.

Şunu sormayın Şunu sorun
"İngilizce çalışalım mı?" "Şarkı mı, kart oyunu mu?"
"Beş dakika yapar mısın?" "Sen mi başlatıyorsun, ben mi?"
"Bu kelimeyi tekrar eder misin?" "Hangisinden başlayalım: kedi mi, köpek mi?"
"Bugün de yapmayacak mısın?" "Bugün mutfakta mı, kanepede mi?"

Basit bir düzenek işi kolaylaştırır: üç küçük karta üç etkinlik çizin (şarkı, oyun, kartlar). Her gün çocuk birini seçsin. Kararı verenin kendisi olduğu bir işi bırakması, kendisine dayatılan bir işi bırakmasından çok daha zordur.

Yol 6: Aynı şeyi tekrar tekrar yapmasına izin verin

Çocuğunuz aynı şarkıyı kırkıncı kez dinlemek istiyorsa bu bir sıkıntı değil, öğrenmenin ta kendisidir. Tekrar, bu yaşta bilgiyi oturtan asıl mekanizma; yetişkinin sıkılması, çocuğun öğrenmesine karşı iyi bir gerekçe değil.

Pratikte üç kural:

  • Yeni içerik aramayın. Bir şarkı, bir bölüm ya da bir kitap, çocuk bıkana kadar devam eder. Bıktığında zaten söyler.
  • Aynı cümleyi değiştirmeyin. Haftalarca "Blue or red?" demek sıkıcı değil, öğreticidir. Çocuk kalıbı ezberledikçe içindeki kelimeyi kendiliğinden değiştirmeye başlar.
  • Ezberlediğini söylemesine izin verin. Sözünü bilip şarkıya eşlik etmek, bu yaşta anlamak kadar değerlidir; telaffuz oradan gelir.

Şarkının nasıl kullanıldığını, hangi şarkının hangi yaşa uyduğunu çocuklar için İngilizce şarkılar yazısında ayrıntılı anlattık.

Lumi Kids, çocuğun konuşmayı bir oyun gibi denediği bir alan olarak tasarlandı: mor baykuş Lumi'ye çocuk mikrofondan konuşur, Lumi anında cevap verir ve yanlış telaffuzu ceza vermeden düzeltir. Anlatım dili Türkçe, hedef yaş 4-12. Oyun parkındaki yıldızlar yalnızca çalışarak kazanılır, satın alınamaz; günde bir oyun ücretsizdir. Hesap, reklam ve veri toplama yok. İlk iki seviye (Tohum ve Filiz, 24 dünya) ve 60 saniye canlı konuşma ücretsiz; App Store'dan indirin.

Yol 7: Çocuk "istemiyorum" dediğinde

Direnç, neredeyse her evde bir noktada çıkar ve çoğu zaman dille ilgili değildir. Refleks olarak miktarı azaltmak ya da artırmak yerine, biçimi değiştirin. Aşağıdaki tablo, cümlenin altındaki gerçek sebebi bulmanıza yardım eder.

Çocuk ne diyor Altındaki sebep O gün ne yapılır
"Sıkıldım." Süre uzun Süreyi yarıya indirin, hemen bugün
"Bilmiyorum ki." Sorular açık uçlu İki seçenekli soruya dönün
"Yapamıyorum." Yakın zamanda düzeltilmiş Bir hafta hiç düzeltme yapmayın
"Bu ders gibi." Format sorunu Kartları kaldırın, yalnızca oyun ve şarkı
"Sonra." Zamanlama kötü Saati değiştirin: aç ya da yorgunken olmaz
"İngilizce sevmiyorum." Genellikle okulda bir deneyim Miktarı artırmayın; önce sebebi bulun

Son satır ayrı bir konudur: kaynağı okulda olan bir isteksizlik, evde daha çok çalışmakla çözülmez. Sınıfta bir tıkanma olduğunu düşünüyorsanız çocuğun İngilizce dersinde zorlanması yazısındaki nedenlere ayrı ayrı bakın.

Çalışma kâğıdından yüzünü çeviren çocuk ile aynı çocuğun ebeveyniyle tahmin oyunu oynarken güldüğü iki an yan yana

Yaşa göre neyi sevdirir, neyi soğutur?

Aynı yöntem her yaşta aynı etkiyi yapmaz. Dört yaşındaki bir çocuğu güldüren şey dokuz yaşındakini rahatsız eder; dokuz yaşındakini motive eden şey dört yaşındakine hiçbir şey ifade etmez.

Yaş En çok işe yarayan En hızlı soğutan
4-5 Hareketli şarkı, saklanan nesne, ses taklidi Masaya oturtmak, "söyle bakalım" demek
6-7 Oyunlaştırılmış tekrar, sizin yanlış yapmanız Yazdırmak, çalışma kâğıdı
8-9 Görünür bir amaç (oyun menüsü, çizgi film), sırrı olan bir görev Kardeşle karşılaştırmak, sınıf önünde konuşturmak

Yaşla birlikte değişen asıl şey utanma eşiği. Beş yaşındaki bir çocuk yanlış söylemekten korkmaz; dokuz yaşındaki çoğu çocuk korkar. Bu yüzden sekiz dokuz yaşta sevdirmenin yolu eğlenceyi artırmak değil, riski düşürmektir: seyirci yok, düzeltme yok, tek kelimelik cevap kabul.

Sekiz dokuz yaşındaki bir çocukta işe yarayan bir hamle daha var: dili bir işe yaratmak. Sevdiği bir oyunun menüsünü birlikte okumak, çizgi filmde geçen bir cümleyi çözmek ya da yurt dışındaki bir akrabayla iki cümle konuşmak, "ileride lazım olacak" cümlesinden kıyaslanamayacak kadar güçlüdür. Amaç küçük, yakın ve bugün tamamlanabilir olsun.

Söylememeye çalışacağınız beş cümle

Bu cümlelerin hiçbiri kötü niyetle kurulmuyor; hepsi çocuğa yardım etmek için söyleniyor. Yine de bu yaşta ürettikleri şey aynı: konuşmanın riskini artırmak.

Demeyin Deyin
"Yanlış, öyle değil." (Doğrusunu bir kez söyleyip devam edin.)
"Bunu geçen hafta yapmıştık ya." "Bu zor bir kelime, tekrar bakalım."
"Kuzenin senin yaşındayken konuşuyordu." "Dün bunu bilmiyordun, bugün biliyorsun."
"Beş dakika daha, sonra oyun." "Bugünlük bu kadar. Yarın cat'i sen bana öğretirsin."
"İngilizce çok önemli, ileride lazım olacak." "Bak, bunu artık sen de söyleyebiliyorsun."

Son satır özellikle önemlidir: yedi yaşındaki bir çocuk "geleceğin için lazım" cümlesiyle motive olmaz. Bu yaşta motivasyon, dilin şimdi işe yaramasından doğar: çizgi filmde bir cümleyi anlamak, oyunun menüsünü okumak, anneannesine iki kelime öğretmek.

Sevmeye başladığını nasıl anlarsınız?

Ölçmek istiyorsanız kelime saymayın; aşağıdaki dört işaretten kaçının göründüğüne bakın. Dördü de gözle görülür ve hiçbiri test gerektirmez.

  1. Kendiliğinden söylüyor. Kimse sormadan, gün içinde bir kelimeyi kullanıyor. Bu, en güçlü işaret.
  2. Soruyor. "Bunun İngilizcesi ne?" ya da "Bugün yapacak mıyız?" cümleleri, sahipliğin çocuğa geçtiği anlardır.
  3. Oyuna katıyor. Oyuncaklarına İngilizce isim veriyor, oyununun içinde bir kalıbı kullanıyor.
  4. Yanlış yapmayı göze alıyor. Emin olmadığı bir kelimeyi deniyor. Bu, kelime bilgisinden daha değerli bir kazanımdır.

Dört haftada ikisi görünüyorsa yoldasınız. Hiçbiri görünmüyorsa süreyi ya da biçimi değiştirmenin zamanıdır — miktarı artırmanın değil.

Dört haftalık, günde beş dakikalık akış

Aşağıdaki plan tek bir şey hedefliyor: dört haftanın sonunda çocuğun İngilizceyi kendi isteğiyle bir kez kullanması. Kelime sayısı hedefi yok, bilinçli olarak.

Hafta Amaç Günde 5 dakika Hafta sonu işareti
1 Baskıyı kaldır Yalnızca şarkı ve oyun; soru yok, tekrar yok "İngilizce" denince yüzü asılmıyor
2 İlgiyi bağla Sevdiği konudan 3 kelime, oyunun içinde O üç kelimeyi duyduğunda tanıyor
3 Sesi çıkar Günde 3 iki seçenekli soru, tek kelime yeter Gün içinde bir kez kendiliğinden söyledi
4 Sahipliği devret Kararı o veriyor, öğreten o oluyor "Bugün yapacak mıyız?" diye sordu

Üçüncü haftada hiç ses çıkmazsa panik yapmayın: yeni bir dile başlayan küçük çocuklar üretmeye başlamadan önce uzun bir dinleme evresinden geçer. Bu evrede yapılacak şey beklemek ve dinletmeye devam etmektir; zorlamak süreci uzatır.

Rutini kurduktan sonra günlük planı genişletmek isterseniz çocuğuma İngilizce nasıl öğretirim yazısındaki üç aylık akış, bu yazının doğal devamıdır.

Özet: dört cümlelik hatırlatma

  1. Önce sevdirin, sonra öğretin. Tutum bozulduğunda kelime sayısı bir işe yaramaz.
  2. Ödülü performansa değil devamlılığa bağlayın. Yanlış söylediği gün de yıldızını alsın.
  3. Beş dakikada bitirin. Çocuk "biraz daha" derken kapatmak, planın en kritik hamlesidir.
  4. Miktarı değil biçimi değiştirin. "İstemiyorum", genellikle "böyle istemiyorum" demektir.

Bu dördü, evde hiçbir malzeme almadan uygulanabilir ve İngilizce bilmenizi gerektirmez. Çocuğunuz bir gün kimse sormadan bir kelime söylediğinde, en zor kısım geçmiş demektir.

Sık sorulan sorular

Çocuğum İngilizceyi hiç sevmiyor, ne yapmalıyım?

İki hafta boyunca hiçbir şey öğretmeyin. 'Ders', 'çalışma' ve 'tekrar' kelimelerini kullanmayın; yalnızca şarkı, oyun ve gün içinde tek kelimelik kullanımla devam edin. Direnç düşmeden öğrenme başlamaz. İki hafta sonra çocuğun sevdiği bir konudan üç kelimeyle geri dönün.

Ödül vermek, yıldız çizelgesi kurmak doğru mu?

Çizelgeyi kelime sayısına değil, güne bağlarsanız işe yarar: 'bugün beş dakika yaptık' için bir yıldız. Ödülü performansa bağladığınızda (her doğru kelimeye bir şeker) çocuk bir süre sonra ödül yoksa çalışmaz, çünkü işin kendisi değil ödül hedef olmuştur.

Günde kaç dakika baskı yapmadan çalışılabilir?

4-5 yaşta 5 dakika, 6-7 yaşta 10 dakika, 8-9 yaşta 10-15 dakika. Bu süreyi aşmamak, uzatmaktan daha önemlidir. Çocuk isteyerek devam etmek istese bile ilk haftalarda süreyi uzatmayın; kısa ve bitmesi beklenen bir şey, uzun ve kaçılacak bir şeyden daha kolay sevilir.

Zorlamadan nasıl düzenli olabiliriz?

Düzeni motivasyona değil rutine bağlayın: her gün mutlaka yaşanan bir ana yapıştırın (kahvaltı, okul dönüşü atıştırmalık, yatmadan önceki kitap). 'Canı isterse yapalım' dediğiniz gün, kaçırılan ilk gün olur ve ikinci hafta çalışma kendiliğinden söner.

Kardeşiyle veya arkadaşıyla karşılaştırmak motive eder mi?

Hayır, tersini yapar. Karşılaştırma bu yaşta öğrenme isteği değil, kaçınma üretir: çocuk kaybedeceği bir yarışmaya girmemeyi seçer. Karşılaştırmayı başkasıyla değil çocuğun kendi dünkü hâliyle yapın: 'Dün bunu bilmiyordun, bugün biliyorsun.'

Çizgi film ve oyun 'çalışma' sayılır mı?

Sayılır, ama tek başına yetmez. İzlemek ve dinlemek girdiyi sağlar; çocuğun kendi sesiyle bir şey söylediği dakikalar ise ayrı bir beceridir ve kendiliğinden gelmez. Pratik ölçüt: çocuk o gün İngilizce bir şey söyledi mi? Tek kelime bile yeterlidir.

Sevdirmek ne kadar sürer, nasıl anlarım?

Genellikle 3-4 hafta içinde tutum değişir ve bunu şu üç işaretten anlarsınız: çocuk kendiliğinden bir kelime söyler, 'bugün yapacak mıyız?' diye sorar, ya da oyuna İngilizce bir şeyi kendisi katar. Not ya da kelime sayısı bu işaretlerden sonra gelir.

Okulda İngilizceden kötü bir deneyim yaşadıysa ne yapmalı?

Miktarı artırmadan önce o deneyimi bulun. Çocuğunuza 'öğretmenin kızıyor mu?' gibi yönlendirici sorular sormayın; 'Biri yanlış söyleyince ne oluyor?' diye sorun. Okulla ilgili bir tıkanma varsa evde ayrı bir yaklaşım gerekir; bu, tek başına ev rutinini değiştirmekle çözülmez.

Çocuğunuz Lumi ile konuşarak öğrensin

Lumi Kids'te mor baykuş Lumi çocuğunuzla canlı konuşur, nazikçe düzeltir ve yıldız verir. 4-12 yaş, kendi dilinizde anlatım, reklamsız. İlk iki seviye (Tohum ve Filiz) ücretsiz.

App Store'da indirGoogle Play'den indirin
Lumi Kids Eğitim Ekibi

Lumi Kids'i geliştiren ekip. İçerikler MEB öğretim programı ve erken yaş dil edinimi üzerine yayımlanmış kaynaklar temel alınarak hazırlanır, uygulamadaki müfredat verisiyle karşılaştırılarak güncellenir. Soru ve düzeltmeler: hello@lumikids.live