İngilizce Sınıf Yönergeleri: Öğretmenin Söylediği 30 Kalıp ve Okunuşu
İngilizce sınıf yönergeleri, öğretmenin ders boyunca söylediği kısa emir cümleleridir: sit down, open your book, listen carefully, line up, well done. Bunlar ders konusu değildir — dersin kendisi bunların üstünde döner ve çocuğunuzun derste anlamadığı şey çoğu zaman kelimeler değil, tam olarak bu cümlelerdir.
Programda yönergeler, 2. sınıf 2. tema Classroom Life'ın ilk alt başlığı (sınıf yönergeleri ve sınıf dili) ve 4. sınıf 1. ünite Classroom Rules'un konusudur. Bu sayfada öğretmenin gerçekten söylediği 30 kalıbı Türkçe okunuşlarıyla, hangi kalıbı duyunca çocuğun ne yapması gerektiğini, evde günde 3 dakikalık bir öğretmencilik oyununu, çocuk donup kaldığında yapılacakları ve yazdırılabilir bir kart setini bulacaksınız.
Sınıf yönergesi nedir, çocuk neden anlamıyor?
Bir İngilizce dersini düşünün: kelimeler kitapta, resimlerle birlikte, tekrar tekrar geliyor. Yönergeler ise kitapta yok. Bir kez söyleniyor, hızlı söyleniyor ve çocuğun hemen bir şey yapmasını bekliyor.
Sonuç şu tabloda görülüyor:
| Ders unsuru | Nerede öğretiliyor | Çocuk ne kadar duyuyor |
|---|---|---|
| Kelimeler (cat, red, book) | Kitapta, resimli, tekrarlı | Ünite boyunca onlarca kez |
| Kalıplar ("What's this?") | Kitapta, alıştırmalı | Ünite boyunca sık |
| Yönergeler ("Take out your notebook") | Hiçbir yerde, akışın içinde | Her derste, ama açıklanmadan |
Bu yüzden bir çocuk "cat" kelimesini bilir ama "open your book" dendiğinde etrafına bakar. Eksik olan sözcük dağarcığı değil, yönergenin tanıdık olmaması.
Öğretmenin söylediği 30 kalıp ve okunuşları (sesli tablo)
Tabloda her kalıbın İngilizcesi, Türkçe karşılığı ve Türk harfleriyle okunuşu var. Dinle düğmesine basıp bir kez siz dinleyin, sonra çocuğunuza söyleyin — bu sırayla.
| İngilizce | Türkçe | Okunuşu | Sesli dinle |
|---|---|---|---|
| good morning | günaydın | gud morning | |
| sit down | otur | sit daun | |
| stand up | ayağa kalk | stend ap | |
| come here | buraya gel | kam hiır | |
| go to your seat | yerine geç | gou tu yor siit | |
| open your book | kitabını aç | oupın yor buk | |
| close your book | kitabını kapat | klouz yor buk | |
| take out your notebook | defterini çıkar | teyk aut yor noutbuk | |
| listen carefully | dikkatlice dinle | lisın keırfıli | |
| look at me | bana bak | luk et mii | |
| look at the board | tahtaya bak | luk et dı bord | |
| be quiet | sessiz ol | bi kuayıt | |
| line up | sıraya gir | layn ap | |
| raise your hand | parmak kaldır | reyz yor hend | |
| hands up | eller yukarı | hendz ap | |
| repeat after me | benden sonra tekrar et | ripiit aftır mii | |
| say it again | tekrar söyle | sey it ıgeyn | |
| one more time | bir kez daha | van mor taym | |
| work in pairs | ikili çalışın | vörk in peerz | |
| work in groups | gruplar hâlinde çalışın | vörk in gruups | |
| take turns | sırayla yapın | teyk törnz | |
| write your name | adını yaz | rayt yor neym | |
| colour the picture | resmi boya | kalır dı pikçır | |
| cut and paste | kes ve yapıştır | kat end peyst | |
| are you ready? | hazır mısın? | ar yu redi | |
| well done | aferin | vel dan | |
| very good | çok güzel | veri gud | |
| try again | tekrar dene | tray ıgeyn | |
| don't worry | endişelenme, tamam, olsun | dount vari | |
| let's sing a song | hadi şarkı söyleyelim | lets sing ı song |
Maarif Modeli 2. sınıf 2. tema (Classroom Life) ve 3. sınıf 2. temanın ilk alt başlığı 'sınıf yönergeleri ve sınıf dili'dir; 4. sınıf 1. ünite Classroom Rules aynı kalıpları emir cümlesi olarak işler. Buradaki 30 kalıp, öğretmenin ders boyunca söylediği cümlelerdir. Sesler: Lumi (yapay zekâ ile üretilmiş ses).
Otuz kalıbın hepsini bir haftada çalışmayın. Aşağıdaki bölümde en çok duyulan onu ayırdık; çalışmaya oradan başlayın, gerisi zaten derste kendiliğinden tanıdık hâle gelir.
Okunuş sütunu sizin içindir. Çocuğa "sit daun" yazısını göstermeyin; doğru sesi kulaktan alan bir çocuğun kafasını karıştırır. Sütunun tek işi, kalıbı ilk kez söylerken tereddüt etmemenizi sağlamaktır.
Hangi sınıfta, hangi temada işleniyor?
Yönergeler üç sınıfta üç farklı yerde karşınıza çıkıyor. Tarihler 2026-2027 yıllık planına göre.
| Sınıf ve yer | Haftalar | Ne bekleniyor |
|---|---|---|
| 2. sınıf, 2. Tema Classroom Life | 9 Kasım – 18 Aralık | Yönergeyi duyunca doğru hareketi yapmak |
| 3. sınıf, 2. Tema Classroom Life | 9 Kasım – 18 Aralık | Aynı yönergeler + izin isteme kalıpları |
| 4. sınıf, 1. Ünite Classroom Rules | 14 Eylül – 9 Ekim | Yönergeyi söyleyebilmek, kural cümlesi kurmak |
Dikkat edilecek nokta: 2. ve 3. sınıfta beklenen şey anlamak, 4. sınıfta ise söylemek. 2. sınıf çocuğundan "Open your book" demesini beklemek gereksiz bir baskıdır; kitabı açması yeterlidir. 4. sınıfta ise çocuk kuralı kendi ağzından kurar: "Don't run in the classroom."
Aynı temanın sınıf eşyaları ve renk tarafını 2. Tema Classroom Life kelimeleri sayfasında, 4. sınıfın kural ve izin kalıplarını ise 4. sınıf 1. Ünite Classroom Rules sayfasında ayrıntılı bulabilirsiniz.
En çok duyulan on kalıp: öğretmen ne diyor, çocuk ne yapıyor
Bu on kalıp, bir ders saatinde neredeyse kesin olarak geçer. Çalışmaya buradan başlayın; ölçü kelime değil hareket.
| Öğretmen der ki | Okunuşu | Çocuk ne yapar |
|---|---|---|
| Sit down, please. | sit daun pliiz | Yerine oturur |
| Stand up, please. | stend ap pliiz | Ayağa kalkar |
| Open your book. | oupın yor buk | Kitabı açar |
| Take out your notebook. | teyk aut yor noutbuk | Defteri çıkarır |
| Listen carefully. | lisın keırfıli | Susar, dinler |
| Look at the board. | luk et dı bord | Tahtaya bakar |
| Raise your hand. | reyz yor hend | Parmak kaldırır |
| Line up, please. | layn ap pliiz | Sıraya girer |
| Work in pairs. | vörk in peerz | Yanındakiyle eşleşir |
| One more time. | van mor taym | Tekrar eder |
Bir dersin ilk otuz saniyesi genellikle şöyle geçiyor; çocuğunuzun her hafta duyduğu akış bu:
Öğretmen: Good morning, class!
Sınıf: Good morning, teacher!
Öğretmen: Sit down, please. Take out your notebook. (çocuklar defter çıkarır)
Öğretmen: Are you ready? Open your book. Look at the board.
Öğretmen: Listen carefully… One more time. Well done!
Bu beş cümlede ders konusu geçmedi, ama çocuk yedi yönerge duydu. Evde bu akışı olduğu gibi taklit etmek, kalıpları tek tek çalışmaktan daha hızlı sonuç verir: cümleler birbirini çağırır, çocuk sıralamayı da öğrenir.
Listenin sonundaki üç kalıp — work in pairs, take turns, one more time — en çok karışan üçlüdür, çünkü hareketi tek başına belli değil. Onları çalışırken siz de eşlik edin: "work in pairs" derken iki eli birleştirin, "take turns" derken sırayla parmakla kendinizi ve çocuğu gösterin.
Evde 3 dakika: siz öğretmen olun
Bu, bu sayfadaki en işe yarar bölüm. Günde üç dakika, hiçbir malzeme yok, İngilizce bilmeniz gerekmiyor.
Nasıl yapılır:
- Sahneyi kurun (10 saniye). "Şimdi ben öğretmenim, sen öğrencisin." Çocuk masaya ya da halının üstüne oturur. Sahne kurmak çocuk için oyunun başlangıç düdüğüdür.
- Üç yönerge seçin (1. dakika). Bugün yalnızca üç tane: stand up, sit down, look at me. Her birini söyleyin ve siz de yapın. İki tur sonra yapmayı bırakın, sadece söyleyin.
- Hızlandırın (2. dakika). Aynı üç yönergeyi karışık ve hızlı söyleyin. Bu kısım çocuğun en çok güldüğü yerdir; hız, oyunu oyun yapan şeydir.
- Sırayı verin (3. dakika). "Şimdi sen öğretmensin." Çocuk söyler, siz yaparsınız. Bir yönergeyi yanlış söylerse düzeltmeyin; sadece doğru biçimde tekrar edip yapın.
Haftalık dağılım:
| Gün | Yeni yönerge | Tekrar |
|---|---|---|
| Pazartesi | stand up, sit down, look at me | — |
| Salı | open your book, close your book | Dünkü üç |
| Çarşamba | listen carefully, be quiet | İlk beş |
| Perşembe | raise your hand, line up | İlk yedi |
| Cuma | well done, try again (övgü kalıpları) | Hepsi karışık |
Cuma günü yeni yönerge vermemek önemli: haftanın son günü pekiştirme günüdür. Bir hafta sonunda çocuk on yönergeyi hareketle tanır hâle gelir ve bu, sınıfta hemen fark edilir.

Çocuğunuz donup kaldığında ne yapmalı?
Derste ya da evde çocuğunuz soruyu duyup hiç ses çıkarmıyorsa buna genellikle "utangaçlık" deniyor. Çoğu zaman olan şey başkadır: cevap kuruluyor ama ses gecikiyor. Bu yaşta üç saniye, çok kısa bir hazırlık süresidir.
Sırayla şunları deneyin — sıra önemli.
- Üç saniye bekleyin, sessizce. Sorunun ardından hemen ikinci soru sormak, hazırlanmakta olan cevabı siler. Sayın: bir, iki, üç.
- Soruyu iki seçenekli hâle getirin. "What's this?" yerine "Book or pencil?" Kapalı soru, açık sorudan çok daha kolay cevaplanır ve çocuğu konuşturur.
- Hareketle sorun. Konuşmak zor geliyorsa göstermesini isteyin: "Show me the book." Cevap parmakla gelir, ses sonra gelir.
- Doğrusunu siz söyleyip geçin. Cevap hâlâ gelmiyorsa "It's a book" deyip konuyu bırakın. Bekleyiş uzadıkça çocuk için soru bir sınava dönüşür.
- Aynı soruyu iki saat sonra tekrar sorun. Baskı olmadan tekrarlanan soru, ısrarla beklenen cevaptan daha çok iş görür.
Şunu demeyin: "Hadi söyle, biliyorsun!", "Dün biliyordun ama." Bu cümleler donmayı uzatır, çünkü çocuğa asıl meselenin cevap değil performans olduğunu söyler. Şunu deyin: "Beraber söyleyelim mi?" Birlikte söylenen cümlede hata riski ortadan kalkar ve ses çıkar. Ses bir kez çıktıktan sonra tek başına söylemek kolaylaşır.
Donma her derste tekrarlanıyor, çocuk okula gitmek istemiyor ya da derste konuşmamak bir alışkanlığa dönüşüyorsa öğretmeniyle konuşmanın zamanıdır. Dersteki zorlanmanın diğer sebeplerini çocuğum İngilizce dersinde zorlanıyor sayfasında ayrı ayrı ele aldık.

Çocuğun kendi üç cümlesi: "Anlamadım" demeyi öğretmek
Yönergeleri anlamak yarısı; diğer yarısı anlamadığını söyleyebilmek. Çoğu çocuk bunu bilmediği için sessizce bekliyor. Üç cümle yeterli ve üçü de programın nezaket/izin kalıpları arasında yer alıyor.
1. Can you repeat, please? (ken yu ripiit pliiz) — "Tekrar eder misiniz?" Ders boyunca en işe yarar cümle budur. 2. I don't understand. (ay dount andırstend) — "Anlamadım." Çocuğa bunun doğru bir cümle olduğunu, itiraf değil beceri olduğunu söyleyin. 3. Can I go to the toilet, please? (ken ay gou tu dı toylıt pliiz) — Bu cümlenin pratik değeri tartışılmaz ve çocuk onu bir kere öğrendiğinde bir daha unutmaz.
Üçünü evde tek bir oyunla çalıştırabilirsiniz: siz bir kalıbı çok hızlı ve mırıldanarak söyleyin, çocuk "Can you repeat, please?" desin. Sonra normal söyleyin. Bu oyun, çocuğa cümlenin gerçek kullanımını öğretir — çünkü gerçekten anlamadığı bir anda kullanıyor.
Yönergeleri oyuna çeviren 3 oyun
- Simon Says. "Simon says sit down" derseniz çocuk yapar; "sit down" derseniz yapmaz. Dinlemeyi zorunlu kılan tek oyun budur ve bütün dünyada İngilizce sınıflarında oynanır. 5 yaş ve üstü.
- Yavaş-hızlı. Aynı yönergeyi önce çok yavaş, sonra çok hızlı söyleyin. Hız değişimi çocuğun dikkatini kelimeye değil sese verir; telaffuz bu oyunda düzelir.
- Yanlış öğretmen. Siz "stand up" derken oturun. Çocuk doğrusunu yapmak zorunda, sizi taklit edemez. Kelimeyi hareketten ayırmayı öğreten en hızlı oyun budur ve kahkahayla oynanır.
Üçünün ortak kuralı: çocuğun hareket ettiği bir oyun olsun. Masa başında dinlenen yönerge, ayakta yapılan yönergenin yarısı kadar iş görür.
En sık yapılan 5 hata
1. Yönergeyi kelime gibi ezberletmek. "Sit down = otur" diye yazdırmak, çocuğa çeviri adımı ekler. Doğrusu: siz söyleyin, o yapsın. Anlamı hareket öğretir.
2. Otuz kalıbı aynı hafta çalışmak. Liste uzun göründüğü için veliler hepsine birden girişiyor. Günde iki kalıp, on beş günde otuz kalıp demektir ve bu yolla hiçbiri karışmaz.
3. Övgü kalıplarını atlamak. Well done, very good, try again, don't worry — bunlar yönerge değil ama çocuğun derste en çok duyduğu ve duymak istediği cümlelerdir. Evde bunları kullanın; sınıfta duyduğunda ne olduğunu bilir.
4. "Please"i silmek. Öğretmen neredeyse hep "please" ekler. Evde "sit down" diye çalışan çocuk, sınıfta "sit down, please" duyunca bir an tereddüt eder. Baştan please'li çalışın.
5. Yazma beklemek. 2. ve 3. sınıfta yazılı sınav yapılmıyor ve yazma beklenmiyor. "Listen carefully" yazdırmaya çalışmak, sesi henüz oturmamış bir kalıpta gereksiz bir başarısızlık hissi üretir.
Yazdırılabilir yönerge kartları (PDF)
PDF üç sayfa: otuz kalıbın listesi (İngilizce, Türkçe, okunuş), eşleştirme çalışma kağıdı ve tekrar sayfası. Öğretmencilik oyununu oynarken elinizde tutmak için düşünüldü.

Öğretmenin derste söylediği 30 kalıp, Türkçeleri ve okunuşlarıyla; eşleştirme etkinliği ve tekrar sayfası. Yazdırıp çalışma masasının üstüne asın.
Sınıf yönergeleri PDF'ini indirKartları kullanmanın en iyi yolu şu: beş kartı seçip mutfak dolabına asın, gün içinde geçerken bir tanesini söyleyin, çocuk yapsın. Üç dakikalık oyunu her gün kuramadığınız günlerde bile bu yolla üç yönerge çalışılmış olur.
Öğretmeninizle ne konuşacaksınız?
Veli toplantısında "İngilizcesi nasıl?" sorusu genellikle işe yaramaz bir cevap getirir. Bunun yerine üç somut soru sorun:
- "Derste yönergeleri anlıyor mu, yoksa arkadaşına bakıp mı yapıyor?" Bu soru, çocuğun gerçekte nerede olduğunu gösterir.
- "Parmak kaldırıp konuşuyor mu?" Konuşma isteği, kelime bilgisinden daha erken bir göstergedir.
- "Evde hangi üç kalıbı çalışalım?" Öğretmen sınıfta en çok neyi kullandığını bilir; onun vereceği üç kalıp, bizim listemizden daha isabetli olur.
Yönergeleri karşılıklı konuşmaya çevirmek
Yönerge tek yönlüdür: öğretmen söyler, çocuk yapar. Konuşma ise iki yönlüdür ve kalabalık bir sınıfta bir çocuğa düşen konuşma süresi dakikalarla ölçülür. Evde yapabileceğiniz en değerli şey, çocuğun kendi sesini duyduğu birkaç dakika yaratmak:
- Sırayı ona verin. Öğretmencilik oyununun üçüncü dakikası, çocuğun konuştuğu tek dakikadır; onu atlamayın.
- İki seçenekli sorun. "Stand up or sit down?" sorusu cevap alır; "Ne yapmak istersin?" almaz.
- Cevap veren bir muhatap bulun. Karşılıklı konuşma, tek yönlü dinlemeden bambaşka bir beceri geliştirir.
Lumi Kids tam bu boşluk için tasarlandı: mor baykuş Lumi çocuğunuza İngilizce soru sorar, cevabı dinler, yanlış telaffuzu ceza vermeden düzeltir ve doğru söylenen her kelimeye anında yıldız verir. 4-12 yaş için, anlatım dili Türkçe; hesap yok, e-posta yok, reklam yok ve canlı konuşmalar kaydedilmiyor. İlk iki seviye (Tohum ve Filiz, 24 dünya) ve 60 saniye konuşma ücretsiz; iPhone, iPad ve Android için App Store'da ve Google Play'de.
Özet: iki hafta, günde üç dakika
- On kalıpla başlayın. Otuzunu birden değil; bir ders saatinde kesin geçen onu çalışın.
- Çeviri değil hareket. Siz söyleyin, o yapsın. Anlamı hareket öğretir, Türkçe karşılık bir adım fazladır.
- Günde üç dakika öğretmencilik. Üçüncü dakikada sırayı çocuğa verin; konuşma orada olur.
- Donmayı baskıyla çözmeyin. Üç saniye bekleyin, iki seçenekli sorun, gerekirse doğrusunu söyleyip geçin.
- Üç cümleyi ona öğretin. "Can you repeat, please?", "I don't understand", "Can I go to the toilet, please?" Bu üçü, derste kaybolmayı önler.
Beşinin hiçbiri ücretli kaynak gerektirmiyor: oturma odanızdaki halı ve üç dakikanız fazlasıyla yeter.
Sık sorulan sorular
Sınıf yönergeleri ne demek, hangi kalıplar giriyor?
Öğretmenin ders yönetirken kullandığı kısa İngilizce cümlelerdir: sit down, stand up, open your book, listen carefully, look at me, be quiet, line up, raise your hand, well done, try again gibi. İngilizce öğretiminde bunlara "classroom language" denir. Ders konusu değildir ama dersin tamamı bunların üstünde döner.
Çocuğum öğretmenin ne dediğini anlamıyor, ne yapmalıyım?
Panik yapmadan en çok duyulan on kalıbı evde hareketle çalıştırın: siz söyleyin, o yapsın. Anlamını Türkçe söylemeniz gerekmez, hareketi gösterin. İki hafta sonra sınıfta "open your book" duyduğunda kitabı açar; kelimeyi çevirmez, doğrudan yapar. Hedef bu.
Sınıf yönergeleri kaçıncı sınıfta işleniyor?
2. sınıfta, 2. Tema Classroom Life'ın ilk alt başlığı sınıf yönergeleri ve sınıf dilidir; bu tema 9 Kasım-18 Aralık arasında işleniyor. 3. sınıf 2. temada aynı başlık tekrar geliyor. 4. sınıfta ise 1. Ünite Classroom Rules yılın ilk ünitesidir ve 14 Eylül-9 Ekim arasında okutuluyor.
"Sit down" mı "sit down, please" mı öğretilmeli?
İkisi birlikte. Öğretmen sınıfta neredeyse her zaman please ekler ve programın nezaket sözcükleri arasında yer alır. Evde de "please"li söyleyin; çocuk hem yönergeyi hem nezaket kalıbını aynı anda alır.
Çocuğum İngilizce sorulduğunda donup kalıyor, bu normal mi?
Çok yaygın. Bu yaşta susmak bilgisizlik değil, çoğu zaman hazırlık süresi ihtiyacıdır; beyin cevabı kurarken ses gecikir. Çözüm baskı değil: soruyu iki seçenekli hâle getirin ("Book or notebook?"), üç saniye bekleyin, cevap gelmezse doğrusunu siz söyleyip geçin. Uzun süren, her derste tekrarlanan bir donma varsa öğretmeniyle konuşun.
Yönergeleri Türkçeye çevirerek mi öğretmeliyim?
Hayır, hareketle öğretin. "Stand up" derken siz kalkın; çocuk iki tekrar sonra anlar. Çeviri yolu bir adım fazladır: çocuk İngilizceyi duyup Türkçeye çevirip sonra hareket etmeye çalışır ve derste bu üç adıma zaman yetmez.
Evde İngilizce bilmiyorum, yönergeleri nasıl çalıştırırım?
Tablodaki dinle düğmesini kullanın: kalıbı önce siz dinleyin, sonra çocuğa söyleyin. Toplam otuz kalıp var ve hepsi iki-üç kelimelik; telaffuzunuz kusursuz olmasa da çocuk hareketi doğru eşleştirir. Belirleyici olan sizin İngilizceniz değil, tekrarın düzeni.
Öğretmen sürekli İngilizce konuşuyor, çocuğum sıkılıyor. Şikayet etmeli miyim?
Hayır; dersin İngilizce yönetilmesi programın istediği şeydir ve çocuğun kulağı için iyidir. Yapılacak şey evde en çok duyulan kalıpları tanıdık hâle getirmektir. Tanıdık hâle gelen cümle sıkıcı değil, güven verici olur.


